Back to All Events

KUSURLU KATMAN

Sergi Açılışı: 26 Nisan 2026 | Pazar | 18.00

Kusurlu Katman

Esra Özkum

MAHZEN

Esra Özkum’un kişisel sergisi Kusurlu Katman, 26 Nisan saat 18.00’de MAHZEN’de kapılarını açıyor. Sergi, 9 Mayıs’a kadar Pazartesi ve Salı hariç her gün 12.00–18.30 saatleri arasında ziyaret edilebilir.

İnsan zihni doğduğunda kusursuz muydu?

Belki de bu soru, kusuru yanlış yerde aradığımızın göstergesidir. Bu sergi, başlangıcı kusurla ilişkilendirmez. İnsan ne eksik başlar ne de bozulmuş; ancak kusursuzluk da korunabilen bir durum değildir. Zihin; bedenle, mekânla ve deneyimle sürekli temas hâlinde olan geçişgen bir yüzeydir. Her temas bir iz bırakır ve her iz, önceki durumu geri dönülmez biçimde dönüştürür. Kusur, bu süreçte bir kırılma olarak değil, birikim olarak ortaya çıkar; eksilme değil, üst üste gelen fazlalıkların yarattığı bir gerilimdir.

Kusurlu Katman, bu birikimin izini sürerken hafızanın doğasına da yönelir. Beden bir hafıza alanıdır; yaşanmış olan her şey, görünür ya da görünmez biçimde burada taşınır. Ancak zamanla beden eskir ve izler silikleşir. Hatırlanan şey, geçmişin kendisi değil; katmanlar arasında sıkışmış, dönüşmüş bir izdüşümdür.

Bu noktada sergi bir soru açar: Atalardan aktarılan izler korunmalı mıdır, yoksa her şey bedenle birlikte yitmeye mi bırakılmalıdır? Anılar, kuşaktan kuşağa devredilmesi gereken bir miras mı, yoksa taşıyanla birlikte sona ermesi gereken bir yük müdür?

Birini kaybetmek, yalnızca bir bedeni kaybetmek değildir; onunla birlikte var olan ortak hafızanın da dağılmasıdır. Tanıklık eksildikçe, hatırlama da zayıflar. Çünkü hafıza tekil değil, çoğuldur; başkasıyla kurulur, başkasıyla derinleşir.

Sergideki malzemeler bu düşüncenin maddesel karşılıklarını taşır. Ödemiş ipeği katmanların birbirini yok etmeden üst üste var olmasına izin verir. Bakır tel bedenler, formun hem direncini hem de kırılganlığını birlikte taşır. Keçe, parçaları bir arada tutar ancak onları tamamlanmış bir bütün hâline getirmez. 3D baskılar ise kusursuzluğu vaat eden sistemlerin içindeki sapmaları görünür kılar; mükemmelliğin yalnızca teorik bir varsayım olduğunu hatırlatır.

Başlangıç bir bütündü, ancak hiçbir bütün değişmeden kalamaz. Her katman, o bütünün hem kaybını hem de devamını taşır.

Ve belki de asıl soru şudur:
Hatırlanan mı kalmalıdır, yoksa unutulan mı özgürleşir?
Çünkü hatırlayan azaldıkça, hatırlanan da dünyadan çekilir.’

Previous
Previous
May 3

RİTÜEL KUŞAKLARI ATÖLYESİ